Kimileri bir çok sanatçıyı bilmez iken bir çoğu için unutulmaz sanatçılar ve müzikler anlamı taşıyor longplay ler (plak). Benim kuşağımın da cok dinlediği ama artık parmakla gösterilecek kadar azaldığı bir zamandayız. En azından o buyuk sanatcilara saygı göstermek için onlara eşlik etmek gerek.
Kiminin evinde bir kösede, kutunun icinde hic açılmadan bekleyen plakları kimse umursamıyor belki ama onu elinize alip kokladiginizda genclik yıllarında yaşadığın evin kokusu hala üzerinde olduğunu göreceksiniz. 45" lik veya 33" luk ne farkeder ki herkesin evdeki yegane müzik sembolü onlardir. Günümüz de dinlediğimiz " çeksene elini kiracanmi belimi" nidalarinda sa bir Müzeyyen Senar hoş olmaz miydi.
Ne gerek var bunlara " yutube" varken pilak dinlenmekte neymiş... Gerek var, çünkü gramafonun ignesinin plakta çıkardığı ses ile sanatçının orjinal sesi hiç bilgisayar yapımı MP3 lerle kiyaslanabilirmi? Bence yanindan bile geçemez.
Ne gerek var bunlara " yutube" varken pilak dinlenmekte neymiş... Gerek var, çünkü gramafonun ignesinin plakta çıkardığı ses ile sanatçının orjinal sesi hiç bilgisayar yapımı MP3 lerle kiyaslanabilirmi? Bence yanindan bile geçemez.
Evde caldigimiz plaklardan tek rahatsız olan 6 yaşındaki oglum.Aslinda ona miras olarak bırakacaklarımın başında o plaklar varken onları kırıp atmaz diye ümid ediyorum. Hani plaklar ruhun canıdır demiştik ya, en azından gencligimizde duyduğumuz hazzı ve aldığımız o keyfi oğlumda umarım alır.Tercih onun elbette. Bu yazıyı bana yazdıran asıl olay şu ki yukarıda da bahsettiğim plakların üzerlerine sinmiş 60 lı 70 lı 80 lı yılların kokusu. Samimi söylüyorum o eski mahallelerdeki evlerin kokusunu hala üzerlerinde tutuyorlar. Eski günlere kim donmek, çocuk olmak istemezki.iste bunu yasayanlardanim.
Yıldırım Gürses söylüyor.Sonbahar Rüzgarları

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder