14 Haziran 2015 Pazar

KENDİNİ KİRAYA VERMEK...

Bu sözcüğü ilk eğitim seminerinde duymuştum. İlk başta zoruma gittiyse de bir müddet düşündükten sonra çalışan için ne kadar doğru bir cümle olduğunu anladım. Elbette ki bir meta değiliz alınıp satılma veya kiraya verilme gibi bir şey söz konusu dahi olamaz. Ancak real düşünürsek her çalışan mavi yaka- beyaz yaka, en alt kademeden en üst kademeye kadar her insan kendi varlığını, bilgisini, eğitimini, tecrübesini, kişiliğini ve gücünü işverene kiralıyor.


Cümle içinde kullandığında ağır ithamlar oluşturuyorsa da eğitimini, askerliğini bitirmiş her insan kendini çalışmaya adıyor ( tabii baba parası çoksa onlara lafım yok) ilk SSK iş gününden emekliye ayrılana kadar geçen süre zarfında hep bir adanmışlık ve teslimiyetçilik söz konusu.
"Zoruna gidiyorsa git kendi işini kur. Sana çalış diyen yok ki". dediğini duyuyorum. dememiş sende şimdi söylemişsindir :) kendi işini de kursan çok paralarda kazansan sonuçta tek bir olgunun kiracısın "PARANIN" kağıtdan yada metalden olması birşeyleri değiştirmiyor. Sen onu amaç mı araç mı olarak kullanmanla alakalı bir durum.

Şayet parayı amaç olarak görürsen işte o zaman para seni araç olarak kullanır, yok parayı araç olarak benimsersen o zaman amaç olarak bilir. Paranın o kadar kafası varmı ki bilsin  yahu? , bilir  arkadaş bilir.Biraz hayatındaki koşuşturmalara çabalamalar bak ne için olduğunu düşün anlarsın.Bu benim içinde geçerli sen bunları okurken zannetme seninle aynı yoldan gitmiyoruz.
Kira sözleşmesi 65 yaşında bitiyor işte bu süre zarfında kim daha çok para kazandı değil kiracının seni ne kadar yıprattığı önemli.

Sonuçta insanı değerli yapan tek şey kendisi, Hani derler ya insan değeri parayla ölçülmez. Yok arkadaşım ölçülüyor. Milyarlarca insanın bir değeri var oda EDERİ kadar.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder